6 Şubat 2016 Cumartesi

Fantastik Terör Nedir, Nasıl ve Neden Yapılır


 "Cevapları olanı değil, soruları olanı dinleyin." diye bir lafı varmış Einstein'ın. Soru sorma alışkanlığımı azaltmaya çalıştığım bu dönemde, kendime bir ödül vereceğim. Diyet yaparken haftada bir gün falan istediğini yeme günü olur ya hani, öyle. Sormak istediğim, aklıma gelen her şeyi soracağım ve rahatlayacağım. Bu yüzden düz cümleden çok soru cümlesi göreceksiniz. Cevap almak değil, soru sormak rahatlatmalı insanı. Siz de sorularınızı hazırladıysanız başlayabiliriz. 

 Büyü haramdır. Peki neden? Hile olduğu için olabilir mi? Oyunlardaki hileler, aslında yapımcıların bazı şeyleri kolayca test etmek için oluşturduğu kısa yollarmış. Gerçek dünyada böyle olma ihtimali olamaz. Her şeye gücü yeten ve her şeyi bilen bir varlığın, yarattığı dünyayı bu tür hilelerle test etme gereği duyması mantıklı değil. İşin diğer kısmını, yani bir yaratıcının olmadığını düşünecek olursak büyü, bu dünyanın "bozulmuş" tarafı olabilir mi? Dünya yeterince mükemmel değilse, büyü de yeryüzünün kusuru mudur? Ortaokulda bir arkadaşım "Büyü haramdır ama sihir değildir." demişti. Ne demek istediğini anlayamamıştım. Büyü ve sihir farklı şeyler midir? Asıl sormamız gereken soru; Büyü var mıdır? 

 Fantastik dünya nedir? İçinde robotların, ışın kılıçlarının ya da uçan arabaların olduğu bir dünya neden fantastik olamaz? Bu saydığım şeyleri gerçeğe dönüştürmek ileride mümkün olabileceği için olabilir, evet. Fakat büyü gücüne ulaşılamayacağı, ejderhalarla karşılaşılmayacağı nereden biliniyor?  Bir kertenkele, mutasyon geçirerek ejderhaya dönüşemez mi? Fantastik tür ile bilim kurgu arasındaki çizgi ne kadar kalındır? Bilimle değil de büyüyle çalışan bir robot yapsak buna fantastik bilim diyebilir miyiz? Fantastik dünyada olduğumuzu ya da oluşturduğumuz şeyin fantastik olduğunu nasıl anlarız? Bu tanıma uyması için illa gerçekçi olmayan şeyleri mi barındırması gerekir? Peki, gerçek olandan nasıl emin olacağız? Dünyayı olaylar üzerinden değil, anlamlar üzerinden sorgulayın. Çünkü neyin gerçek olduğundan asla tam olarak emin olamazsınız. 

 Kendi kendini sorgulama/test etme mekanizması olan bir dünya kurgulasak nasıl bir dünya olduğunu anlayabilir mi? Kıtaların dört bir yanına filozof melekler yerleştirsek mesela, işimizi görür mü? Ya da bu dünyanın karabasanlarına bir emir versek de insanların uykularında onları öldürmeye çalışmak yerine, onları kendi dünyaları hakkında düşünmeye sevk etmek için kulaklarına bir şeyler fısıldasalar. Bu görevi yer kabuğuna versek olur mu? Üzerinde büyü yapıldığında hemen deprem olsa da insanların haberi olsa. 

 Terör nedir? Kelime anlamı olarak "korku, korkudan titreme" gibi anlamlara geliyor. Hasan Sabbah'ı duymuşsunuzdur. Haşhaş kullanarak yetiştirdiği fedailerinin, tarihin ilk teröristleri olduğu söylenir. Terör, inanç sapmasından doğar. Peki bu insanlar neyi kullanır? Sapmış fikirlerini insanlara korku yoluyla yaymak için paraya ihtiyaçları var. Fantastik dünyada bu nasıl olur? Büyü, terör olabilir mi? Az önce dediğimiz gibi gerçekten dünyanın bozulmuş bir tarafıysa evet, olabilir. Sapkın bir inancın peşinde koşan insanların kullandığı "dünyanın bozuk tarafı", terörü meydana getirir. İçinde yaşadığımız dünyada terör, çıkarları uyuşan ülkeler tarafından finanse edilirken fantastik dünyadaki teröristleri kim finanse eder? Büyücülerin paraya ihtiyacı var mıdır? Büyü yapmak için gereken asaları, terör için yeterli olmaz mı? Peki, her büyücü bir terörist midir? Sembolik bir örnek verecek olursak; Gandalf terörist midir? 

 Büyünün olmaması gereken, bozulmuş, ters bir şey olduğunu söylüyorsak hiçbir büyücü masum olamaz. Fantastik dünyadaki büyü ile gerçek dünyadaki büyü aynı mıdır? Öyle bir dünyaya biz "fantastik" adını takıyoruz. Çünkü bize göre gerçek dışı ögeler var. Peki, o dünyada yaşayanlar için kendi dünyaları fantastik midir? Onlar için ejderhaların, büyücülerin, cadıların ya da trollerin var olması doğal bir şey değil midir? Onlar, bunun gerçek dışı olmadığını düşünüyorsa biz neden öyle bir tabir kullanıyoruz? "Bize göre" bakış açısı ne kadar doğrudur?

 Rüya içinde rüya ya da hikaye içinde hikaye çoğumuzun alışık olduğu bir şeydir. Hikaye içindeki hikayenin içinde hikaye olur mu sizce? Düşünün, günümüzde başlayan bir hikayenin içindesiniz. Bir yakınınız size yüzyıllar öncesine ait olan bir hikayeyi anlatıyor. O hikayenin içinde de bir adam, fantastik dünyada geçen bir hikaye anlatmaya başlıyor. Kaç kat aşağı inebileceğimi görmek isterdim. Bazen denemek, başarmaktan çok daha verimli oluyor. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder